İlk kez Aralık ayında görüldü

İlk kez Aralık ayında görülen ve “2019-nCoV” olarak adlandırılan virüs, Koronavirüs ya da Corona Virüsü adıyla biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 11 Şubat’ta koronavirüs kaynaklı hastalığa Covid-19 adını verdi.

WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Covid-19’un “korona”nın co’su, “virüs”ün vi’si ve hastalık kelimesinin İngilizcesi “disease” sözcüğünün d’sinden türetildiğini söyledi.

Virüse yakalananlarda hangi belirtilere rastlanıyor?

Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikayetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor.

Çin’de bazı hastaların hastanede uzun süreli tedavi altına alınması gerekmişti.

Ancak şu an eldeki bilgiler sadece hastaneye kaldırılan ağır hastaların yaşadıklarıyla sınırlı. Virüse yakalanıp daha hafif bir şekide atlatan olup olmadığı konusunda detaylı bir bilgi henüz yok.

Koronavirüs orta derece soğuk algınlığından, ölüme varacak semptomlara yol açabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) “uluslararası kamu sağlığı acil durumu” ilan etti.

Virüsün özellikleri neler?

Hastalardan alınan örneklerin laboratuvarlarda test edilmesi sonucu Çinli yetkililer ve WHO, enfeksiyonun Koronavirüs (Corona Virus) olduğu sonucuna vardı.

Hastalığın, Çin’in 11 milyon nüfuslu kenti Vuhan’daki Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklandığı tahmin ediliyor.

Koronavirüs, büyük bir virüs ailesinin bir alt türü. Ancak yeni virüs dahil sadece yedi tanesi insanlara bulaşabiliyor.

WHO’ya göre yeni virüsün “kuluçka dönemi”, yani enfeksiyonun kapıldığı andan belirtilerin görüldüğü zamana kadar olan dönem yaklaşık 14 gün.

Ama bazı araştırmacılar bu sürenin 24 güne kadar çıkabileceğini söylüyor.

Çinli bilim insanları, bazı kişilerin belirtiler görülmeden de enfeksiyonu yaydıkları uyarısında bulunuyor.

Koronavirüs aşısı bulundu mu?

Koronavirüse karşı aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor. Bazı aşıların hayvanlar üzerinde denenme aşamasında olduğu belirtiliyor.

İnsanlarda kullanılabilecek bir aşının en iyi ihtimalle gelecek yılın ortalarını bulması bekleniyor.

Hayvanlar üzerinde denenen aşılar olumlu sonuç verirse önümüzdeki aylarda insanlar üzerinde deneme aşamasına geçilebilir.

İnsanlarda da olumlu sonuç vermesi halinde kitlesel üretime geçilmesinin epey zaman alacağı ifade ediliyor.

Tedavisi var mı?

Şimdilik tedavilerde temel prensipler uygulanıyor. Hastanın bağışıklık sistemi virüsle mücadelesini yenene kadar vücut fonksiyonlarının işler halde tutulması, nefes desteği sağlanıyor.

Bilim insanları virüse karşı aşı geliştirme çalışmalarına da devam ediyor. Yıl sonuna kadar aşının insanlar üzerinde denenmesi planlanıyor.

Hastaneler de virüs önleyici bir takım ilaçları test ediyor.

Nasıl korunabilirsiniz?

WHO virüsten korunmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:

  • Ellerinizi yıkayın – sabun veya el temizlik jelleri virüsü öldürebilir
  • Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mendille kapatın ve sonrasında virüsün yayılmasına engel olmak için ellerinizi yıkayın
  • Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçının – elleriniz virüsün değdiği bir yere dokunursa virüs vücudunuza bulaşabilir
  • Öksüren, hapşıran veya ateşi yüksek kişilerden uzak durun – 1 metre uzak durmak havaya bulaşabilecek virüsten korunmanızı sağlar

Ne kadar ölümcül?

WHO’nun 44 bin hastaya dayandırdığı araştırma verilere göre virüsün bulaştığı kişilerin:

  • %81’i hafif atlatıyor
  • %14’ü ciddi geçiriyor
  • %5’i ağır hastalanıyor

Covid-19’dan ölenlerin oranı ise %1 ila %2 arasında. Hastalığın 9 yaşın altındaki çocuklarda pek görülmediği 80 yaş üzerinde ve solunum yolları hastalıkları olanlarda ise ölümcüllük oranının çok yükseldiği anlaşılıyor.

Ama bildirilen rakamların hepsi güvenilir değil.

Her yıl yaklaşık bir milyar kişi sıradan soğuk algınlığı yaşıyor ve bu hastalıktan ölenlerin sayısı 290 bin ila 650 bin arasında değişiyor. Grip vakalarının ciddiyeti her yıl değişiyor.

SARS salgınında ölüm oranı Koronavirüs’e göre çok daha yüksekti ve hastalığa yakalananların yüzde 9’u hayatlarını kaybetmişti.

Ancak koronavirüsün bulaşmasıyla başlayan hastalık sürecinin görece uzun olduğu ve ölü sayısının ilerleyen günlerde artabileceği uyarıları da yapılıyor.

Henüz salgının boyutları da tam olarak bilinmediği için bu yeni virüsün yol açabileceği ölümlere dair bir tahmin yürütmek zorlaşıyor.

olacak.

Son 10 gün içerisinde virüsün insandan insana bulaşma hızının arttığı belirtildi. Bu durumun bir mutasyon sonucu olup olmadığı ise bilinmiyor.

Salgın nasıl durdurulabilir?
Aşının geliştirilmesi ise en az bir yılı bulabilir. Eldeki tek seçenek, virüse yakalanmış kişileri tespit edip karantinaya almak.

Hastalarla temas halinde olan kişilerin izlenmesi ve sağlık durumlarının kontrol altında tutulması da uygulanan yöntemler arasında.

Salgını önlemek için seyahat sınırlamaları seçeneği de yürürlüğe konmuş durumda.

Çinli yetkililer yeni virüsün genetik kodunu hızla açığa çıkardı. Bu bilgi, virüsün nereden geldiğini, yayıldıkça ne gibi değişimlere uğradığını ve insanların korunması için ne gibi adımlar atması gerektiğini anlamaya yardımcı oldu.

San Diego’daki Inovio adlı laboratuvarda çalışan bilim insanları yeni virüse karşı aşı geliştirebilmek için yeni tür bir DNA teknolojisi kullanıyor. Şimdilik adı “INO-4800”. İnsanlar üzerinde deneme planlarına yaz başında başlayacaklar.

Inovio, insanlar üzerinde yapılacak denemelerin başarılı olması durumunda daha geniş çaplı denemeler yapılabileceğini, “yıl sonuna kadar Çin’deki salgında kullanılabileceğini” söylüyor.

O zamana kadar salgının sona erip ermeyeceğini tahmin etmek imkânsız. Ama Inovio’nun zamanlaması planlar doğrultusunda ilerlerse şirket, yeni aşının bir salgın durumunda en hızlı geliştirilmiş aşı olacağını söylüyor.

COVID-19 Hakkında Bilmedikleriniz burada paylaşacağız.